AD KAVMİ ATLANTİS AY

Fussilet 16. Ayet:

فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِي أَيَّامٍ نَحِسَاتٍ لِنُذِيقَهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَلَعَذَابُ الْآخِرَةِ أَخْزَى وَهُمْ لَا يُنْصَرُونَ

Bundan dolayı biz de onlara dünya hayatında zillet  azâbını tattırmak için o uğursuz günlerde soğuk bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azabı elbette daha çok rüsvay edicidir. Onlara yardım da edilmez.[16]

Hakka 6. Ayet:

وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ

Ad milleti de bu yüzden önünde durulmaz, dondurucu bir rüzgarla yok edildi.[6]

Hakka 7. ayet

سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَى كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ (7)

Allah onların kökünü kesmek üzere, üzerlerine o rüzgarı yedi gece sekiz gün, estirdi. Halkın, kökünden çıkarılmış hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün.

Hakka suresi 7. Ayeti anlayabilmek için bazı bilgileri hatırlamamız gerekir.

Daha önceki “Atlantis Gerçek mi?” isimli yazıdaki bilgilerimizi şunlardı:

Atlantis efsanesi binlerce yıldır düşünen insanları meşgul etmiştir. Platon ve Sokrates de bu konuya kafa yormuşlardır. Onların bu konu hakkındaki bilgileri daha önce yaşayan yunanlı şair Solon(M.Ö.640-659 yıllarında yaşadığı tahmin edilen şair ve devlet adamı) kaynaklıdır.

Solonun gösterdiği kaynak ise Eski mısırda bulunduğu dönemde tanıştığı mısırlı bir rahiptir.

Bu rahibe göre kendi zamanından( M.Ö) 9000 yıl önce var olan ve çok yüksek güce erişmiş fakat sonunda helak olmuş bir kavim mevcuttur. Günümüzden 11500 yıl önce Atlantis var olmuştur. Benim düşünceme göre Atlantisliler Kuran da bahsi geçen Ad kavmidir.

Efsaneye ve kurandaki ayetlere göre çok ilerlemiş bir uygarlıktır.

III. Ramses in yazdırdığı yazılarda Atlantislilerin büyük su dairesi üzerindeki kara parçasından ve adalardan(buradaki ada kavramı gerçek ada değildir. O dönemde her millet kendinden uzakta yaşayan halkları adalarda yaşıyor olarak kabul etmektedir) dünyanın ucundan, dokuzuncu kuşaktan geldikleri anlatılıyor.

9. Kuşak da eski Mısır, Yunan ve Roma’da kullanılan coğrafi bölümlere göre 52. ila 57. Kuzey enlemleri arasında kalan bölgedir. Bu bölge kutup bölgesine çok yakındır. Orta Asya, Sibirya ve kuzey Avrupa’yı kapsar. 

Mümin suresi 40/30-31- İman etmiş olan adam dedi ki: “Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah kullarına asla zulmetmek istemez.”

Yukarıdaki ayet Hz. Musa(M.Ö 1650 ) ve Firavun arasında geçen konuşma esnasında inançlı bir mısırlının sözüdür. Buradan Eski mısırlıların Ad(Atlantis) kavminden haberdar olduğu anlaşılmaktadır.

 Tarihte böyle bir olay olmuş olabilir mi? Ve bunun bulguları var mıdır?

Kuzey Sibirya’da buzlar altında on binlerce donmuş mamut cesetleri vardır. Geçen asır sonlarında bu mamutlardan en az 20.000 çok iyi durumda fildişi çıkartılarak piyasaya sürüldüğü kaydedildi. Bu mamutların toplu bir felakete kurban oldukları ortadadır. Ani bir donmadan ölen bu mamutlardan bazılarının ağızlarında halen yemekte oldukları otlar bulunduğu görülmüştür. Karbon 14 testleri onların yaklaşık 12,000 yıl önce öldüklerini göstermektedir.

Holosen dönemi bugünkü yaşadığımız mevsimsel sıcaklık dönemidir.  Tahminen günümüzden 14 000 yıl önce başlamıştır. Bundan önce ise buzul çağı hüküm sürmekteydi. Fakat Holosen cağı başladıktan birkaç bin yıl sonra yaklaşık günümüzden 11500-12800 yıl önce holosen çağı içinde 1000 yıl kadar süren genç kuraklık(The Younger Dryas)dönemi , büyük don dönemi denen bir dönem mevcuttur. Bu dönem özellikle kuzey yarım kürede meydana gelmiştir.

Hakka suresi:7. ayette dikkat çeken özellikle iki şey vardır. Bunlardan biri “husumen” kelimesidir. Bu kelime aksilik, uğursuzluk anlamlarına geldiği gibi soğukla da ilgili bir kelimedir. Günler kelimesi ile birlikte kullanıldığında Dondurucu günler, çok soğuk dönemler anlamına da gelebilir.

İkincisi ise 7 gece ve 8 gün kelimeleridir. Bu kelimeler bende yalnızca haftanın günlerini düşündürmektedir. Hafta ise Ayın(moon) dönemlerini yani faz’larını düşündürmektedir. Ayın fazları nedir? Yeni ay, ilkdördün, dolunay ve son dördün dür. Bunlardan her biri kabaca 7,5 gün sürer ve toplamda 30 gün eder. Bu Ay dönemlerinin hava soğuması ile bir ilgisi var mıdır?

Evet vardır.

Ay dünya üzerinde birçok etkiye sahiptir. Ay’ın çekimi ile okyanusta med-cezir hadisesi olur. Okyanus akıntıları değişir ve dünya yüzeyindeki ısı dağılımı etkilenir.

Ay Dünya atmosferinde de med-cezir etkisi yaratır. Atmosfer basıncını değiştirir.

Güneş tutulmasına neden olarak hava sıcaklığının düşmesine neden olur.

Ay’ın bu etkisi özellikle yeni ay( Ay karanlık) ve dolunay döneminde daha belirgindir. Çünkü bu iki dönemde Ay Dünyaya daha yakın konumda bulunur. Bu etki kutba yakın yerlerde daha belirgindir. Kutuplardaki daha soğuk havayı ekvatora doğru çeker ve soğuğun şiddetlenmesine neden olur.

Ay Dünyamızdan her yıl 3.8 cm uzaklaşmaktadır. Bundan 12000 yıl önce Dünya ya 456 metre daha yakındı ve Dünya üzerindeki etkisi daha büyüktü.

Yıl içinde Ayın Dünya ya en yakın olduğu yeni ay ve dolunay dönemi Ocak ayıdır. Bu ocak ayındaki dolunay en büyük görünen dolunaydır.

Ayrıca Kuzey yarım kürede en soğuk ay Ocak ayıdır. Çünkü güneş ışınlarının en eğik geldiği dönemin ortasındadır.

Ayın dönemlerinin uğursuzluk ile bir ilgisi var mıdır? Evet vardır. Fakat bu gerçek olarak değil insanların kabulü olarak vardır. Dolunay ile ilgili kurt adam hikayeleri vardır ama asıl uğursuz sanılan yeni ay dönemidir. Bu dönemde Ay gece gökte görünmez ve gece çok karanlıktır. Bundan daha da önemlisi bütün güneş tutulmaları yeni ay döneminde olmak zorundadır.

Çünkü yeni ay döneminde Ay Güneş ile Dünya arasında konumlanır. Gündüz güneşin aydınlığı nedeni ile görülemez.

Bütün insanlık tarihi boyunca Güneş tutulmaları hep uğursuzluk olarak kabul edilmiştir.

Allah israfı sevmez. Yani yapacağı helakı en uygun şartlarda en uygun yöntemle yapar. Yani zalim bir kavmin hemen yanında bir volkan var ise onları volkan ile helak eder. Deprem bölgesi ise depremle helak eder.

Çoğunluğu bizim anlayabildiğimiz ve doğal afet sandığımız yollarla gerçekleşir.

İstediklerini de bir uyarı veya vesile ile kurtarır.

Fakat dilerse ateşi etkisizleştirdiği gibi farklı mucizeleri de gerçekleştirir.

Bilgiler ışığında iki ayeti yeniden anlam verelim.

Fussilet 16. ayet

Bundan dolayı biz de onlara dünya hayatında zillet  azâbını tattırmak için o uğursuz(dondurucu soğuklar döneminde ocak ayında ve yeni ay, güneş tutulması sonrası) günlerde soğuk bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azabı elbette daha çok rüsvay edicidir. Onlara yardım da edilmez.[16] 

Hakka 7. Ayet

Allah onların kökünü kesmek üzere, üzerlerine o rüzgarı yedi gece sekiz gün(yeni ay döneminde), estirdi. Halkın, kökünden çıkarılmış hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün. 

Bu bilgilerden sonra Ad kavmi (Atlantis) için şu bilgileri tahmin edebiliriz:

Ad kavmi bundan yaklaşık 12 bin yıl önce kuzey Asya da yaşamış gelişmiş ve Holosen dönemi içindeki genç kuruluk veya dondurucu soğuk devrinde Ocak ayında yeni ay döneminde muhtemel bir güneş tutulması sonrasında oluşan çok çok soğuk fırtınada helak edilmişlerdir.

http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/249/CokOk/10153/Mete-Firidin/Ad-Kavmi-Atlantis-Ay
Yazımızı paylaşmak için aşağıdaki butonları kullanabilirsiniz:
0

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enjoy this blog? Please spread the word :)