ATLANTİS GERÇEK Mİ?

Mete Firidin
Atlantis Gerçek mi?

 

Atlantis efsanesi binlerce yıldır entellektüel insanları meşgul etmiştir. Platon ve Sokrates de bu konuya kafa yormuşlardır. Onların bu konu hakkındaki bilgileri daha önce yaşayan yunanlı şair Solon(M.Ö.640-659 yıllarında yaşadığı tahmin edilen şair ve devlet adamı) kaynaklıdır.

Solonun gösterdiği kaynak ise Eski mısırda bulunduğu dönemde tanıştığı mısırlı bir rahiptir.

Bu rahibe göre kendi zamanından( M.Ö) 9000 yıl önce var olan ve çok yüksek güce erişmiş fakat sonunda helak olmuş bir kavim mevcuttur.

Bu günkü araştırmacılara göre günümüzden 11500 yıl önce yaşamış ve çok ilerlemiş bir uygarlıktır.

İncil ve Tevratta Atlantis veya Ad kavmi ile ilgili hiçbir bilgi yoktur.

Tarihi bazı bilgilere bakalım ve bunları kuran da ki Ad kavmi ile ilgili bazı ayetlerle karşılaştıralım:

III.Ramsesin’in yazdırdığı yazılarda Atlantislilerin büyük su dairesi üzerindeki kara parçasından ve adalardan dünyanın ucundan, dokuzuncu kuşaktan geldikleri anlatılıyor.

9. Kuşak da eski Mısır, Yunan ve Roma’da kullanılan coğrafi bölümlere göre 52. ila 57. Kuzey enlemleri arasında kalan bölgedir. Bu bölge kutup bölgesine çok yakındır.

40/30-31 İman etmiş olan adam dedi ki: “Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah kullarına asla zulmetmek istemez.”

Yukarıdaki ayet Hz. Musa ve Firavun arasında geçen konuşma esnasında inançlı bir mısırlının sözüdür. Buradan Eski mısırlıların Ad(Atlantis) kavminden haberdar olduğu anlaşılmaktadır.

41/16 Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azâbı elbette daha rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez.

51/41 Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

54/19 Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.

54/20 İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

69/6 Âd kavmine gelince onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgarla helak edildi.

69/7 Allah onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.

46/24 O azabı vâdilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, “Bu bize yağmur getiren bir buluttur” dediler. Hûd, “Hayır, o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde elem dolu azabın bulunduğu bir rüzgârdır” dedi.

46/25 “O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder.” Derken evlerinden başka hiçbir şeyleri görünmez hâle geldiler. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız. 

Bu ayetlerden de çok soğuk ve çok güçlü bir kasırgayla helak edildikleri anlaşılmaktadır.

Öyle ise bu kavmin yerleşim yeri çok soğuk fırtınaların yaşanabileceği bölgeler olmalıdır.

Eski mısırlıların Ad kavminin yeri 52-57 paraleller olarak bildirmişlerdir(onların verileri günümüz bilgilerine uyarlandığında). Öyle ise kuzey kutbuna yakın olmalıdır.

Peki tarihte böyle bir olay olmuş olabilirmi? Ve bunun bulguları varmıdır?

Kuzey Sibirya’da buzlar altında on binlerce donmuş mamut cesetleri vardır. Geçen asır sonlarında bu mamutlardan en az 20.000 çok iyi durumda fildişi çıkartılarak piyasaya sürüldüğü kaydedildi. Bu mamutların toplu bir felakete kurban oldukları ortadadır. Ani bir donmadan ölen bu mamutlardan bazılarının ağızlarında halen yemekte oldukları otlar bulunduğu görülmüştür. Karbon 14 testleri onların yaklaşık 12,000 yıl önce öldüklerini gösteriyor.

46/21 Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Âd kavminin kardeşini (Hûd’u) hatırla. Hani Ahkâf’taki kavmini, “Ancak Allah’a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” diye uyarmıştı.

Ahkaf kum tepeleri demektir. Dünyanın en büyük kum tepeleri Asyada ki Gobi çölünde bulunmaktadır.

 Çin piramitleri aslında antik höyüklerdir, hepsi değilse bile çoğu gömü alanı olarak kullanılmıştır. Bugün Çin Halk Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde yer alan, Xi’an(Gobi çölünün çok yakınındadır.) şehrine 100 km uzaklıkta, Qin Ling Shan dağlarında Türk uygarlıklarından birisi olan Uygurlarca MÖ 15 000 yılında Mu adlı kağan varken yapıldığı düşünülen Kaynak:Kazım MİRŞAN 1970: Prototürkçe Yazıtlar , etrafında irili ufaklı 100 adet höyükle beraber, 300 metre yüksekliğinde Beyaz Piramit olarak da adlanırılan bir höyük bulunmaktadır. Batıda en azından yüz yıldır bilinmekle beraber varlıkları bazı ülkelerde sansasyonel bir şekilde tartışma konusu haline getirilmiştir

 

41/15 Âd kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, “Bizden daha güçlü kim var?” demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı.

46/26 Andolsun, size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.

7/69 “Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”

Bu ayetlerden Ad(Atlantis) kavminin çok yüksek medeniyete ve güçe ulaştığını(bugünün ABD si gibi olduğunu ) anlıyoruz.

Yukarıdaki tarihi ,ilmi ve kurani bilgilerin ışığında Atlantis diye bir uygarlığın günümüzden yaklaşık 12000 yıl önce bulunduğunu ve  tahminen yerinin de eski Uyguristan olabileceğini   söyleyebiliriz. Ve hatta bugün Ad kavmi (Atlantis) gibi bir devletin de bulunduğunu söyleyebiliriz.

 

Diğer Makaleler...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir