Cemaate Karşı Cemaat


Ön Not: Kimse bir takım gerçekleri, “hırsızın hiç mi suçu yok?” diyerek etkisizleştirmeye kalkmasın. Asıl suçlunun hırsız, yani Müslümanlar olduğu gerçeğiyle birlikte bunlar da göz ardı edilmemelidir.

Planlayıcı olarak küresel sistem, Haçlı Seferlerinden beri İslam ve Müslümanlara saldırmayı sürdürüyor. Yüz yıl önce İslam Birliğini parçalayıp İslam Ülkelerini sömürgeleştirdiği halde saldırılarına ara vermiyor ve bir türlü tatmin olmuyor. Ortadoğu olarak adlandırdığı İslam Coğrafyasının bütün yer altı, yer üstü kaynaklarını ele geçirmiş tepe tepe kullanıyor. İnsanlarını kitleler halinde birbirine kırdırıyor. Ölüm kusan her türlü silahı, hem de bedelini misliyle tahsil ederek Müslümanlar üzerinde deniyor. Başına oturttuğu işbirlikçileri ile tüm ülkeleri baskı ve dayatmalarla yönetiyor. İslam topraklarının bütün stratejik noktalarına kurduğu üslerine ek olarak İsrail adlı en büyük üssünü de tepelerinde gezdiriyor. Ürettiği ihtiyaç dışı ayartıcı ürünlerle ve ellerine tutuşturduğu oyuncaklarla herkesi tüketim kölesine dönüştürerek peşinden sürüklüyor. 

Bu gidişle, yeryüzünde tek Müslüman kalmasa bile azgın iştahı dinmeyecek gibi… Durmaksızın yeni saldırılar, darbeler, iç savaşlar, kırımlar, mezhep ve etnik çatışmalar planlıyor. Ülkelerin, şehirlerin, beldelerin yeryüzünden silinmesi için yıkımlarını dişlerini gıcırdatarak izlerken imarından elde edeceği karlarının hesabını yapıyor.

Bu da yetmiyor; milyonlarca insanın yersiz yurtsuz kalarak göçebe kalacağı, kitleler halinde ölüme sürükleneceği yeni planlarını bir şey olmamış gibi devreye koyuyor. Yüzyıl önce kendilerinin masa başında çizdikleri haritaları değiştirme planına hız veriyor. Afganistan’da, Pakistan’da, Yemen’de, Libya’da, Filistin’de, Irak’ta, Suriye’de teşvik ettikleri savaşları tırmandırmak için sektirmeden silah yetiştiriyor.

Son darbe girişiminde bir kez daha ortaya çıktığı üzere, müttefik diye yanlarında tuttukları Türkiye’yi de benzer uygulamalara tabi tutmak için zaman kolluyorlar. Zaten darbeyi bunun için planlamadılar mı? Türkiye’yi iç savaşa sürüklemeyi de, parçalamayı da planladıklarını itiraf etmiyorlar mı? Kürtlerle aralarına bunun için kalın duvarları onlar örmüyorlar mı?

Dahası var! İslam Dünyasını içerden çökertecek projeleri dört koldan yürütmeye devam ediyorlar. Ilımlı İslam ile Şiddete Dayalı İslam ve aralarına sıkıştırdıkları irili ufaklı daha birçok proje durmadan işliyor.

Küresel sistemin yüzyılların birikimi ile ürettiği en kapsamlı ve etkili proje şüphe yok ki, başka adlarla da anılan Ilımlı İslam’dır. Hedefi, İslam’ı tahrif ederek bütün Müslümanları küresel yeni dinin işbirlikçileri haline getirmektir. Bu projenin yürütücüleri, elbette ve ne yazık ki Müslümanların arasından küresel güçlere sadakatini kanıtlamış kişi ve guruplardır. Bunlar İslami terminolojiyi kullanarak kendilerine “cemaat” diyorlar. Gülenciler, Ilımlı İslam projesinin en sadık, en çok destek görmüş, işi en ileri noktaya taşımış azgın gurubudur. Yediği son darbeyle yüzünü iyice eskittiği için muhtemelen efendileri tarafından yüz üstü bırakılıp bir kenara itilecektir.

Ama projenin, bu kez başka “cemaatler” üzerinden yeni yüzlerle devam ettirileceğine kimse şüphe duymasın. Zaten şeytani amellerle Allah’ı ve Müslümanları aldatarak İslam’a hizmet etmek iddiasındaki bir yığın gurup, bu iş için pusuda bekliyor. Her biri aynen Gülenciler gibi cemaat adını taşıyor ve projeyi daha ileriye taşıyacakları iddiasını bir takım kulaklara fısıldıyorlar. Bir kısmının neye hizmet ettiğinin farkında olmadığı ve iyi niyetli olduğu doğrudur. Ama bu onları masum kılmaz ve iyi niyet taşlarıyla döşeli cehenneme yol almalarını engellemez. Yıkım projesini de geriletmez.

Oysa Kitap da Peygamber de Müslümanların tek cemaat olduğunu ısrarla hatırlatıyor. Bunun dışında bir cemaat olamayacağını bildiriyor. Ortaya çıkan gurupların bu tek cemaati böleceği ve yutulacak lokma haline geleceği belli olduğundan Hepiniz Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, dağılıp ayrılmayın diye uyarıyor. İslam toplumunda kast sistemindekine benzer sınıflar ihdas edenler; insanüstü, sorgulanamaz, eleştirilemez, aşılamaz, onlarsız Allah’a ulaşılamaz kutsal varlıklara tabi olmayı imanın şartı sayanlar bu emri çiğniyorlar. Nefis ve şeytanı dost ediniyorlar.

Yazımızı paylaşmak için aşağıdaki butonları kullanabilirsiniz:
0

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enjoy this blog? Please spread the word :)